.

Aşağıdaki yazıyı Blog Sözlük'te yazdım. Fakat burada durmasının daha doğru olduğunu düşünerek yazıyı buraya taşıdım. İstirham ediyorum...


______



Kişinin; benlik bütünlüğü, can güvenliği, düşünce ve fikir hürriyeti gibi hiçbir durum ve şartta mahrum bırakılamayacağı haklar Çekirdek Haklardır.


Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde bile kişinin çekirdek haklarına dokunulmaz/sınırlama getirilemez.


Bu bağlamda "istemiyor olmak" da bir çekirdek haktır. Hiçbir insan kanunda suç sayılmayan bir edimi yapmaya zorlanamaz, tercihinde özgür bırakılır.


Kendi (bkz: kirli geçmişime) dönüp baktığımda ise, neleri "istemiyorum" diye reddettiğimi, geri çevirdiğimi, görmezden geldiğimi ya da oluruna bıraktığımı hatırlıyorum.


Hiçkimseyi.. Ama hiçkimseyi başkasını istemiyor diye yargılamayacağım ve koşulsuz kabul edeceğim. Eğer insansalar, ki insanlar, onlara sevgi ve hoşgörünün müzmin mutaassıp kapılarını sonuna sonuna sonuna kadar açacağım. 


İnsanları yargılamaktan nefret ediyorum!


..


So guys i talked about core rights above. I said a humans core rights are untouchable and respectable the most. 


Meanwhile, we cant judge anybody accusing him that he doesnt want to do anything which doesnt exist as forbidden into the law. If law dont forbide not to do something, being pretty sure may not do it. He is free not to do it.

So when i look at my own past, i see myselfy has refused many many things due to not wanting to do it. 


Right that moment, i wont stop or judge anybody if he doesnt want to do anything and i will welcome him with a deep of patient and love. If i stop&judge him, i may hurt his core rights.

Wish you get what i mean, guys. I think i am doing the right thing and i wont be regret decades after due to deciding let a being come in.


Much sincere and respect and love.


Yours, Ruk.

 


.

Aşağıdaki yazıyı kıymetli Ağabeyimiz 23.09.2020 tarihinde kaleme almış. Hürmetler sunarız... 


______


Ticari Sağa Çek



Sözcü’deki “Atatürk Tüccarı” Yılmaz Özdil, John Dündar’a “Vatan Haini” denilmesinden rahatsız olmuş!

Zurnanın “zırt” dediği yer işte burasıdır.

Yani?

Oyun Teorisi’ndeki kriptolojik kurgunun medyadaki bir örnek üzerinden teyididir.

Nasıl mı?

“Atatürk Taciri” Yılmaz ile önce Merkel’e ardından Macron’a asker yazılan Jan Dündar, aynı KUKLACI’ya (Puppetmaster) bağlıdır.

*

Yılmaz, her sahne aldığında illa ki İzmir Marşı’nı söylüyor…

Görünüşte “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” dediğini sanıyorsunuz:

Gelgelelim…

Aslında “Şirinyer’deki NATO üssünde çiçekler açar” derin marşı için mikrofondadır!

*

Yılmaz’ın övgüler sıraladığı John Dündar için; ABD eski Başkan Yardımcısı “Siyonist” Joe Biden “Büyük Kahraman” demişti!

Neden mi?

Şimdilerde kaçak vaziyetteki Jan Dündar, “Cumhuriyet” gazetesini pardon paçavrasını yönetirken attığı o malum manşetle “CIA ve MOSSAD’ı çok sevindirmişti” de ondan!

FETÖ’nün kendisine pasladıklarıyla MİT TIR’ları üzerinden Ankara’ya IŞİD iftirası atan “Casusluk Sanığı” A-jan Dündar’a…

“Atatürk Tüccarı” Yılmaz, bakınız nasıl koltuk çıktı:

“Can Dündar’ı herkes sürgünde sanıyor.

Hâlbuki bana sorarsanız, yakın tarih belgesellerinin en başarılı gazetecisi olarak, bu defa kendi hayatıyla yaşayarak tarihe not düşüyor.

Sadece fonda trajik bir müzik eksik…

Can Dündar sayesinde aslında Akp Türkiyesi’nin belgeseli çekiliyor!”

SADECE MASKELERİ FARKLI

Casusluk yapan 007 Ajan Dündar, tescilli bir Vatan Haini olduğu halde; Yılmaz Özdil, bu gerçeğin dile getirilmesinden rahatsızlık duyuyor.

Çünkü ikisi de aynı yolun yolcusudur; maskeleri farklıdır, sadece…

Yıllardır ‘Atatürkçülük’ maskesiyle sahne alan Yılmaz’ın, Batı Kulübünün Sözcü’sünde yazdıklarını dikkatle inceleyen herkes; onun Türkiye’mizin milli menfaatlerine karşı itina ile “konuşlanmış” bir ‘Psikolojik Harp’ yazarı pardon elemanı olduğunu görebilir.

BELGESELLERDEKİ PÜF NOKTASI

Yeri gelmişken…

Yılmaz’ın “Yakın tarih belgesellerinin en başarılı gazetecisi” diye baş tacı yaptığı John Dündar’ın belgesellerini de boş geçmeyelim!

Mister Dündar’ın televizyon belgeselleri, onun henüz ‘Küçük Emrah’ takıldığı yıllarda Teknik Direktörü 007 Mehmet Ali Birand’ın himayesinde başladı:

1991’de “Demirkırat” belgeseliyle…

Sonraki yıllarda Atatürk’ü anlattığı “Sarı Zeybek”e kadar birçoklarını sayabiliriz…

Ajan Dündar’ın ve Gurusu Memdali’nin belgesellerinin ortak özellikleri asla “Arzın Merkezine Seyahat” etmeyişleridir!

Yüzeysel olarak deşifre ettikleri yahut eder göründükleriyle; anlattıkları hadiselerin arka planındaki asıl karargâhı gizlemişlerdir!

Yani? Türkiye’deki Baronsal Gladyo’yu!

Mister Birand’ın son belgeseli “28 Şubat” bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

*

M. Ali Birand meslek hayatı boyunca Batı Kulübü için çalıştı; talebesi Dündar da halen daha kaçak vaziyette Batı Cephesinde “askerlik yapmaya” devam ediyor!

UĞUR MUMCU, NE YAZMIŞTI?

John Dündar, 32. Gün programından Mehmet Ali Birand’ın talebesiydi…

Birand, TRT için 32. Gün programını hazırladığı dönemde, hakkında “sahtecilik ve dolandırıcılık” iddiasıyla açılan kamu davasında yargılandı, hüküm giydi…

Aldığı hapis cezası paraya çevrildi.

Birand’ın bu olayını ısrarla dile getiren yazıları Uğur Mumcu yazdı!

Merhum Mumcu, 1992 yılındaki bir yazısında, 32. Gün kadrosunda yer alan Can Dündar’dan bahisle şöyle diyordu:

“Geldi buraya, şu köşeye oturdu…

‘Abi ben yıkıldım. Mahvoldum. Mehmet Ali’nin böyle olduğunu bilmiyordum. Ben daha gencim. Lütfen beni bunlardan ayırın, bir tutmayın. Ben bu işleri hiç bilmem’ dedi...

Ben de ‘İyi tamam’ dedim. Gitti…

Sonradan anladık ki, meğerse Mehmet Ali’nin koltuğuna yıkılmış...”


Merhaba Arkadaşlar.


Bu yazıyı yazmaya okuldaki bir hocamızın sormuş olduğu sorudan yola çıkarak karar verdim. E.G Hocamızın sorusu şuydu:


"Ev sahibimle ortak hatta abonelik aldık. Fakat Modem benim evde olduğu için ev sahibine sinyal düşük gidiyor. Bendeki eski modemi router olarak onun evine kurarsak ev sahibinin evinden daha güçlü sinyal alma imkânımız var mıdır?"


Soruyu kör bir bilgisayarcı edasıyla,


"Yaparsınız ama konfigürasyon ayarlarını doğru yapılandırmanız gerekir. Yoksa sonradan başınız ağrıyabilir." 


diyerek yanıtladım. Ağ işi sıkıntılıdır zira. Bilgisayar ağları bir sürü protokol, dns hub router yapılandıma vs vs... Bir de İp numarasındaki tek hanelik rakamı yanlış tuşlarsanız internet erişimini kaybetme ihtimaliniz olabilir. Herneyse.


Alternatif Cevaplar


Bilişim Hareketi Whatsapp Grubuna bu soruyu yönelttiğimde ise verdikleri cevaplar şu şekilde oldu:


► "Modem dns ayarları yapıldığında oluyor. Ama sanırım kabloyla birbirne bağlanması lazım wifi ile birinine bağlanmıyor diye biliyorum kablolu kesin oluyor."


► "Kablo cekecekseniz once kendi evinizde kullanacagiz modemin wifi ayarlarini yapin. Daha sonra dhcp serveri kapatin. Kapatmamaniz durumunda ayni agda ip veren ikinci cihaz olacaktir sorun cikarir. Dhcp kapadiktan sonra internet icin kullanilacak kabloyu modemin lan portlarindan birincisine takin. Wan portu varsa bos birakin. Bu sekilde yaptiginiz zaman diger taraftaki ag/internet sizde de calisacaktir


Kablo cekmeyecekseniz bir adet repeater alin ancak kurarken diger modemin sizin evde en iyi ceken bi yere yerlestirin."


Bu cevapları E.G Hocama ilettim ben de. Sonra hep birlikte beklemeye başladık.


E.G Hocam Ne Yaptı


Kendisiyle aynı şehirde olmadığımız için manuel müdahale edemedim E.G Hocaya. Fakat abonelik aldığı yerden rica ederlerse bu işi onların yapabileceğini belirttim. Aslında Teamviewer ya da AnyDesk ile uzaktan bağlanıp BH Grubundan gelen tavsiyeleri deneyebilirdim ancak, dediğim gibi. Ağ işi, internet sıkıntılıdır. Yanlış bir şey yaparsanız tık diye kesilir internetiniz. Bir de kablo vs işi girdi mi, LAN kablosunun renkerini tutturamadınız mı falan... Risklidir yani.


Ben yine "kör analizlerime" devam ederken E.G Hocam "Yaptım ben router'ı" diye mesaj attı. Şimdi dilerseniz bu vesile ile E.G Hocanın bu işlemi nasıl yaptığını adım adım detaylandıralım...


İkinci Modemi Access Point Yapma


Access Point(Erişim Noktası) modem ya da router gibi sinyal yayarak ortamda kablosuz bir ağ oluşturan internet erişim cihazlarıdır. Bu sinyale wireless yoluyla bağlanan bilgisayarlar, ağ kablosu olmadan internete bağlanabilirler.


Normalde her ağ için Access Point bir tanedir. Fakat bizim E.G Hoca gibi bilişim tutkunları daha güçlü sinyal almak için bu sayıyı artırmak gayesinde olabilirler. O zaman ana modenden ikinci modeme(router olarak kullanacağımız modeme) bir LAN kablosu çekmeniz gerekir.


Daha sonraki adımları şu şekilde sıralayabiliriz:


1_İkinci modemi, ana modemden internete ulaşan bilgisayarınıza LAN kablosu ile bağlayın.


2_Web tarayıcınızdan ama modemin İP adresiniz yazın (Genelde bu adres 192.167.0.1 'dir). Eğer modeminizin IP'sini bilmiyorsanız Ağ paylaşım merkezinden aşağıdaki yollaı tıklayarak öğrenebilirsiniz.





3_ Tarayıcınızdan modem ayarlarına girebilmek için Kullanıcı Ad ve Şifre giriniz.


4_Bu panelden önce KAblosuz bölümüne girerek 

SSIID kısmına: kablosuz ağınızın adı

Doğrulama Türü: WPA2-PSK

Şifreleme Türü: AES


İkinci modemin şifresi ne olacaksa buradan o şifreyi de belirleyip KAYDET diyorsunuz. Bu işlemi tamalayınca artık ikinci modemin kablosuz ayarlarını yapılandırmış oluruz.


___


5_ Şimdi de ikinci modemin IP ayarlarını yapalım. Bunun için yine tarayıcıdan Moden Panelinden LAN ayarları kısmına geliyoruz.


6_Buradan ikinci modeme IP ataması yapılacaktır. Bu noktada önemli olan Ama Modemle İkinic Modemin(router'ın) aynı IP blogunda olmasıdır. Aynı blokta olmaları için ilk iki grup aynı, son iki gruptaki numaralar farklı olmalıdır. Bu son iki gruba kafanıza göre bir değer atayabilirsiniz.


Örneğin;


Ama Modem IP: 192.168.0.1     ise

Router:  192.168.2.254               olabilir (kaynak: uzmanim.net)


7_Ana modemin ayarlar kısmından DHCP servisini kapatın.


8_KAYDET butonuna tıklayıp paneli kapatın.

________


Bu işlemlerden sonra artık eksi modeminiz bir sinyal yükselteç görevi görecektir. E.G Hocamıza bizlerin bu konuda ufkunu açacak bir soru sorarak öğrenmemize vesile olduğu için teşekkür ediyoruz.

• • •

Yeni yazılarda görüşmek üzere arkadaşlar,


Saygılar, Selamlar :)


Rukiye Eğlence




USB belleğinizi, hiçbir harici program gerektirmeden, sadece DOS ortamında yazdığınız kodlar ile boot etmek(başlangıç diski oluşturmak) için aşağıdaki adımları izlemelisiniz.

Flash'a atacağınız kurulum dosyaları .iso uzantılı olmamalıdır. Eğer iso ise zipten çıkarıp windows dosyaları haline getirmelisiniz.

Öncelikle Çalıştır'a cmd.exe yazıp tamam diyorsunuz. 

Açılan ekrandan sırasıyla şu komutları yazarak diskinizi yapılandırmalısınız:


1_ DISKPART ┘

2_ LIST DISK ┘

3_ SELECT DISK 2 ┘

4_ CLEAN┘

5_ CREATE PARTITION PRIMARY┘

6_ SELECT PARTITION 1┘

7_ ACTIVE┘

8_ FORMAT FS=NTFS┘

9_ ASSIGN┘

10_ EXIT┘

---

Bu adımlardan sonra ekranda "Leaving Diskpart..." yazısını görürsünüz. Bu yazıyı görünce windows ortamındaki kurulum dosylarını copy-paste yöntemiyle flash'a yükleyin. 

Flash'ınızı Dos ortamında yapılandırdıktan sonra windows ortamından biçimlendirmeyin sakın. Bu biçimlendirmeyi MS-DOS "flash bozuldu"gibi algılar. Sadece dosya yükleme/silme gibi işlemler yapın.

Herneyse...

Kurulum dosyalarını flash'a yükledikten sonra, Del'le bilgisayarın setup'ına girip boot device'ı USB olarak ayarlayıp format işlemine başlayabilirsiniz.

Kolaylıklar diliyorum.

Format Sonrası Programları

Formattan sonra size şu programlar lazım olacaktır. Onları da bu vesile ile ekleyelim (Bu listeyi şahsi önceliklerime göre oluşturdum. Atıyorum, ben tarayıcı olarak chrome değil fireFox kullanırım diyorsanız tamamen kişisel tercihinizdir):

1. Chrome Tarayıcı

2. DriverPack programı ile otomatik sürücülerin yüklenmesi

3. MS Office Paket Programları

4. Güncel lisanslı bir antivirüs programı(Eset Nod32 'yi öneririm. Fakat programı yükledikten sonra Eset'in güdümünde yayın yapan kurumsal sertifikalı web sitelerinden(...) güncel username&password 'leri aramayı ve virüs tarayıcınızı güncel tutmayı sakın unutmayın - bunu tabii ki yasal yollarla yapacaksınız :)) ..)

5. KMSTool ya da ChewWGA gibi Win etkinleştirme programı (bu programlar işletim sisteminizi etkinleştirmez ama sürekli bu uyarıyı almanızın önünce geçer. İşletim sisteminizin orijinal windows sürümü gibi çalışmasını sağlar.)


*
*

Bunların dışında atıyorum, video için VLC player vs yüklemek isteyenler de olacaktır. Fakat benim açımdan zaruret arz eden programları bu şekilde listeledim.

USB Format olayı böyle arkadaşlar. Bunun için ConvertIso » RufusBoot gibi programlar kullanılıyor ama yazdığım kodlarla bu işlemi yaparsanız başınız daha az ağrır.

Şimdiden kolaylıklar diliyorum.





Saygılarımla :))

Rukiye Eğlence



-------------------------------------------

PS. Şu linkten usb format işlemi görsellerle anlatılmış. Belki işinize yarar diye, bunu da şu şekilde bırakmış olayım: